Türkiye saati ile bu sabah NBA şampiyonu da belli olduğuna göre dünyamız üzerinde devam eden en büyük spor organizasyonu Fifa Dünya Şampiyonası olsa gerek. Şu ana kadar gerçekleşen maçlar pek bekleneni vermiş gözükmüyor. Gol açısından kısır, yıldızların yorgun olduğu bir şampiyona geçiriyoruz. Bir umut, ilerleyen basamaklarda takımlar daha hırslı daha istekli olabilir.
Güney Afrika’da gerçekleştirilen bu kupanın maçları, futbolcuları, golleri kadar konuşulan başka bir olayı daha var ki o da ‘Vuvuzela’ları.. 1990’larda Güney Afrika’da popüler hale gelen Vuvuzela’nın isminin nereden geldiği de net değil. Gürültü yapmak anlamına gelen Zulu kelimesinden de geliyor olabilir, çıkardığı ses olan Vuvu’dan da geliyor olabilir.. Boyları değişse de standart olanlarının boyu 63 cm ve plastikten üretiliyor. Aslında tek bir ses veren basit bir korna gibi de düşünülebilir. Sanırım bizim maçlarda kullanılan havalı kornalar kadar sesi ancak çıkarmaktadır. (Sonuçta vuvuzela insan nefesi ile çalışıyor)
Vuvuzela’nın Afrika kültürüne işlemiş bir şey olduğu ise kesin. Fifa’nın kendi sitesinde güzelce ifade ettiği gibi nasıl ki samba davulları Brezilyalılar ile, Meksika Dalgası ise Meksikalılar ile özdeşleştiyse Vuvuzela da Güney Afrika’nın Dünya Kupası kültürüne kattığı bir öğe olsa gerek.
Eski zamanlarda insanları bir araya toplamak için kullanıldığı söyleniyor Vuvuzela’nın. Fifa’nın sayfasındaki yazıda ise konuşan bazı tanınmış yerel isimler ise Vuvuzela’nın günümüzde Güney Afrika’da birlik ve beraberliği sağlamada bir sembol haline geldiğinden bahsediyorlar (bence bizde aynı amaçla kullanılan şeylerden çok daha güzel bir seçim). Mzion Mofokeng’in söylediğine göre insanlar vuvuzela çalmak için stadlara doluşmaya başlamış ve böylece kısa bir süre de olsa gerçek hayatlarından soyutlanıp rahatlayabilmişler (Futbolun afyon olması iyi bir şey mi ayrı bir tartışma konusu). Bir de vuvuzela ile düşmanı öldürdüklerine dair eski bir inançları da varmış. (Gerçi bu da rivayet olabilir ama inançların geleneklerin hangisi rivayetlerden efsanelerden doğmuyor ki?)
Pek tabii ki bu şekilde sembolleşmiş bir vuvuzela’nın dünya kupası dışında tutulması beklenemezdi. Fakat, dünya kupası başladığından beri hem televizyon başında maçları seyredenler hem de Afrika’ya gitme şansına sahip olabilmiş futbol severlerin bir kısmı Vuvuzela’dan şikayetçi durumda.
Öncelikle televizyondan izleyen ve şikayetçi olanlar için iyi bir haber. Bunu önlemenin yolu varmış. (İşe yarıyor mu denemedim ama alın siz deneyin). TV’nin ses ayarlarına girin ve equaliser’ı bulun. 300hz kanalını kısın ve diğerlerini açın. Başka bir yol ise TV’nin treble(tiz) en sonuna kadar kısın. Ayrıca BBC bu sesleri filtreliyerek yayın yapmayı deniyormuş.
Fakat maçı canlı canlı izleyenlerin böyle bir şansı yok. Onlar da acaba vuvuzela’yı toptan yasaklasak nasıl olur tartışmasına girmiş durumdalar. Kendi fikrime gelmeden önce tartışmanın iki tarafını da kısaca yazayım.
Vuvuzela taraftarlarından biri olan BBC spor spikeri Farayi Mungazi Güney Afrika’da futbolun sesi vuvuzeladır demiş. Afrika tadında bir futbol deneyimi için vuvuzela’nın şart olduğunu söylemiş. Sözlerini de; içine Avrupa tatlarını karıştırdıktan sonra Afrika’da dünya kupası yapmanın ne anlamı var diye de tamamlamış. FIFA başkanı Sepp Blatter de aynı şekilde ‘kendi ülkenizde kendi geleneklerinizin yasaklanmasını ister miydiniz?’ diye sorarak Vuvuzela’nın yasaklanması için bir sebep görmediğini söylemiş.
Karşıtlardan birisi olan Max Bania ise sükut altın gürültü ise 5 dolar demiş. (İnternette ben 8 dolar civarında bulabildim..) Temel argümanlar ise Vuvuzela’nın futbol seyrini zevksiz hale getirdiği ve işitme kaybına sebep olabileceği yönünde. İngiliz takımının başında bulunan Capello vuvuzelayı takımın otelinde yasaklamış. Futbolcular geceleri uyuyamamaktan şikayetçi.(ses yalıtımı ve kulak tıpası diye şeyler var ama..) Ayrıca alakasız ama İngiltere’de düzenlenen Wimbledon Tenis şampiyonasında ve yeni biten NBA finallerinde de vuvuzelalar yasaklanmış. Yine temel argüman dikkat dağıtacağı ve rahatsız edeceği yönünde.
Benim fikrimi soracak olursanız başka ülkeler için bilemem ama Güney Afrika’da gerçekleşen bir organizasyon için böyle bir tartışma çok saçma. Bu kupayı farklı farklı yerlerde yapmanın amacı farklı kültürlerin kaynaşmasını sağlamak ise Afrika’ya özgü bir şeyi yasaklamak birazcık! saçma olacaktır. Bu noktada FIFA bence doğru bir yaklaşım sergilemektedir. Şikayet etmektense 3 hafta daha sürecek bu değişik deneyimden zevk almak bence daha iyi olacaktır.
Bir de vuvuzela ile doğan yeni bir pazar mevcut. Gerçi bu hoş bir durum değil çünkü yine kültürel bir değerin hemen metalaşıp pazar ürünü haline gelmesi söz konusu. Bu alanda da yine Çinliler meydanı kimseye bırakmamış(Ne kadar şaşırtıcı). Bir iddiaya göre G.Afrika’da bulunan vuvuzelaların %90’ı ‘made in China’imiş. Dünya Kupası’nın şampiyonu yine Çin olmuş anlaşılan! Yine ticaretten devam edersek vuvuzela’dan sonra Sockzela da çıkmış. Dünya Kupası’na katılan her bir ülkeye özel motiflerle süslenmiş Sockzelalar tercih sebebi de olabilir. Bir de vuvuzela yüzünden G.Afrika’daki eczanelerde kulak tıkacı stokları tükenmiş..
Son not olarak vuvuzelalara benim gibi sempati besliyorsanız şu sitelere bir göz atın: http://www.zela.it/ http://www.vuvuzela-time.co.uk/
http://www.vuvuzelasouthafrica.co.za/2010-vuvuzela-for-iphone/
Diğer Kaynaklar:
http://en.wikipedia.org/wiki/Vuvuzela
http://www.vuvuzela.com/
http://www.vuvuzelasouthafrica.co.za/
http://www.fifa.com/confederationscup/news/newsid=1073689.html
http://www.allheadlinenews.com/articles/7019027523
http://www.twincities.com/ci_15322284?nclick_check=1
http://tvnz.co.nz/2010-fifa-world-cup-news/winning-argument-banning-vuvuzela-3596649
http://www.google.com/hostednews/afp/article/ALeqM5iEN2-vr0SpNLQi2Rbm2Iwh92LL4Q
http://www.thaindian.com/newsportal/sports/fabio-capello-bans-vuvuzelas-from-team-hotel_100382148.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder